yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Ethem Sarısülük'ü öldüren polis tutuklandı.

Unknown     03:39    
Ankara'da Gezi Parkı protestolarına destek eylemlerinde Kızılay'da polisin silahından çıkan kurşunla vurularak hayatını kaybeden Ethem Sarısülük davasında mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı.

Kızılay'da polis memuru A.Ş.'nin silahından silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ethem Sarısülük davasının 6. duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Dava nedeniyle adliye çevresinde ve duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Saat 10.30'da başlayan duruşmaya sanık polis A.Ş., sanık ve mağdur avukatlarının yanı sıra Sarısülük'ün yakınları ve bazı CHP'li vekiller de katıldı.



''JANDARMALARI ÇIKARIN TALEBİNE'' RET
Duruşmada avukatların 'jandarmaları dışarı çıkarın' talebine mahkeme başkanı "Geçen celse olan olaylar ortada. Jandarmayı dışarı çıkarmıyoruz"  yanıtını verdi.

Sanık vekilleri duruşmanın kapalı yapılması talebinde bulundu. Mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına ilişkin sanık vekillerinin talebini reddetti.

SAVCI, SANIK POLİSİN TUTUKLANMASINI İSTEDİ
Ethem Sarısülük'ün ölümüne ilişkin davada Cumhuriyet Savcısı, sanık A.Ş.'nin eyleminin meşru müdafaa olmadığını belirterek, olası kasıtla adam öldürmekten cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.    

SANIK POLİSE TUTUKLAMA KARARI
Mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Duruşma 3 Eylül çarşamba gününe ertelendi.

ALİ İSMAİL'İN ANNESİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Sanık polise tutuklama kararı çıkınca Ali İsmail Kormaz'ın annesi Emel Korkmaz gözyaşlarını tutamadı.

DURUŞMA SALONUNDA OLAY
Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı. Jandarmma, avukatları salon dışına çıkarmaya çalıştı.

Duruşma salonunda bulunan polis memuru A.Ş. de güvenlik kuvvetlerinin arasında adliye binasında güvenli bir odaya alındı.

ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDILAR
Dava öncesi bazı sivil toplum kuruluşları adliye bahçesinde toplandı. 



Dava nedeniyle adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Adliye girişleri, demir bariyerlerle kapatıldı.

Çocuk gelinle evlenen damada 15 yıl hapis.

Unknown     03:02    
ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.

Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.

'RIZASI İLE' SAVUNMASI

S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Türkiyede Tam etkili antibiyotik artık yok

Unknown     05:55    
Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öztürk: "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" dedi.
Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi  ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, mikroorganizmaların hastalık yapmaya devam ettiğini ancak tedavi edecek tam etkili antibiyotiğin artık kalmadığını söyledi.

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) tarafından düzenlenen 5. Türkiye EKMUD Kongresi'ne katılan Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, antibiyotiklerin hem tıp hem de veterinerlik ve özellikle çiftliklerde tavuklar için büyüme faktörü olarak yaygın şekilde kullanıldığını belirtti.

Bu durumun antibiyotiklere karşı hem toplumdan hem de hastaneden kazanılan enfeksiyonlarda çok ciddi direnç artışına neden olduğunu dile getiren Öztürk, "Antibiyotik ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok direnç gelişiyor, antibiyotiğin etkisi azalıyor" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün üye ülkelerdeki antibiyotik kullanımı ve direncine ilişkin verilere dayanarak "Küresel Direnç Felaketi" adıyla bir rapor hazırladığını anlatan Öztürk, antibiyotiklerin etkisini giderek kaybettiğini ve hatta antibiyotiklere karşı oluşan direnç nedeniyle ilaç firmalarının bu konuda Ar-Ge çalışmalarını azalttığını kaydetti.

Artık antibiyotik çağı sonrası bir dönemin başladığına işaret eden Prof. Dr. Öztürk, "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Mikroorganizmalar hastalık yapmaya devam ediyor ama elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" diye konuştu.

Artık antibiyotik bazı hastalıkları tedavi etmiyor

Prof. Dr. Recep Öztürk, antibiyotiklere karşı direnç oluşmasında en önemli etkenin gereksiz yere kullanım olduğuna dikkati çekti. Antibiyotiklere ihtiyaç duyulmayan hastalıklarda da antibiyotik tedavisinin uygulandığını dile getiren Öztürk, çocuklarda boğaz iltihabının yüzde 35'i, erişkinlerde ise yüzde 15'inin antibiyotik tedavisine gereksinim duyduğunu ifade etti.

Zaman zaman hekim antibiyotik yazmasa bile hastanın baskıcı bir tavır üstlendiğini ifade eden Öztürk, antibiyotiklere karşı hem hekimin hem de hastaların bilinçli yaklaşması gerektiğini belirtti.

Öztürk, antibiyotiklerin etkisini yitirmesi nedeniyle bazı hastalıkların tedavi edilemez konuma geldiğini kaydetti. Daha fazla harcama yaparak antibiyotikleri birleştirmek zorunda kaldıklarını ve bu durumun da hastalara zarar verdiğini öne süren Öztürk, gereksiz antibiyotik kullanımını engellemek için toplumun bilinçlendirilmesi ve eczanelerde reçetesiz antibiyotik satışının yapılmaması gerektiğini vurguladı.

18'ine girdiği gün ahlaksız teklif almış.

Unknown     05:15    




16'lık gelin olarak ünlenen Courtney Stodden, 18 yaşına girer girmez öyle teklifler almış ki duysanız dudağınız uçuklar diyor!

Müslüman Rahibe Betül Avcı Vatikan'da

Unknown     05:10    

Müslüman Rahibe olarak anılan Betül Avcı Vatikan'da yaşadıklarını anlattı. Avcı, dinlerarası diyalogun ne demek olduğunu nasıl yapılması gerektiğine açıklık getirdi.

 Avcı "Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu." dedi.
İşte o röportajdan satır başları...

- Eğitim bursunun yanı sıra size ne tür kolaylıklar sağlandı?
İlk gideceğim zaman, daha sonra üç buçuk yıl boyunca kaldığım yurt önerildi: The Lay Centre at Foyer Unitas. Burası, Roma'daki Papalık okullarında lisansüstü eğitim görmek için gelen dindar Katolik genç kadın ve erkeklerin kaldığı bir yurt. Gana, Ruanda, Amerika, Avusturya, Slovenya, Makedonya, Polonya'dan arkadaşlar vardı. Müdiresi Donna Orsuto, Gregoriana'da öğretim üyesi bir profesör.
Donna'nın bana gösterdiği yakın ilgiyi, sağladığı kolaylıkları yeterince anlatamam. Örneğin, ben ve arkadaşım Lejla için düzenlediği Kurban Bayramı yemeği, Assisi gezimizde benim rahat namaz kılmam için ayarladığı lüks otelin salonu Vatikan Dinlerarası Diyalog Kurumu eski başkanı Monsenyör Michael Fitzgerald'a doktoraya başvurmak istediğimi söylediğimde birkaç kuruma adıma burs başvurusu yapmıştı. Bu süre içinde üniversite'deki danışmanım, ayni zamanda Cizvit bir rahip olan Prof. Daniel Madigan sadece akademik alanda değil, maddi ve manevi anlamda beni kollayan bir dost oldu.
"Müslüman rahibe"
- Rahibe ve rahiplerin Müslüman bir öğrenciye bakışları nasıl oldu?
Çok saygılı ve sevecen davrandılar.
Beni Hıristiyan zanneden rahipler ve rahibeler çok oldu. Çünkü Kamboçya'dan ve Hindistan'dan gelen çok rahibe vardı. Ama bir Müslüman'ın gelip burada eğitim almak istediğini herhalde kimse düşünemedi. Onlar ilk başta beni kendi ülkesinin geleneklerine göre giyinen bir rahibe sandılar.
Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu.
- Yabancılık hissettiniz mi?

En çok yabancılık hissettiğim kişiler oraya gelen ya da orada olan Türk bürokratlardı. Örneğin, Ankara'dan bir üniversitenin rektörü Gregoriana'da bir toplantıya davet edilmişti. Adamın benim Türkiye'den gelen bir öğrenci olduğumu öğrendiğinde sorduğu iki veciz soru: "Nerelisin?" "Baban ne iş yapıyor?" Yine bir toplantıda Vatikan Elçilik görevlisi bir Türk beni ve diğer başörtülü iki arkadaşımı görünce "Aa, siz Müslüman mısınız, ben sizi kıyafetinizden dolayı Süryani falan sanmıştım" demişti. Oradaki insanların bizlere alıştığını bizleri sevdiğini gördük ama bizimkilerin garipliklerine şahit olduk.
- Dinlerarası diyalog nasıl olmalı?

Herkes kendi inancında samimi ve bilinçli olduğu takdirde dinlerarası diyalogdan bir zarar gelmez. Farklı din mensuplarının birbirlerini ilmi ve tecrübi yönden tanıması şeklinde olmalı. Yurtta iki yıl beraber kaldığım, teoloji konusunda tartıştığımız, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi paylaştığımız, birbirimizi ibadet ederken gözlemlediğimiz, şu an öğretim elemanı olan bir arkadaş şöyle bir itirafta bulunmuştu: "Betül, seni tanımasaydım Müslümanlar'ın manevi hiçbir özellikleri olmadığını düşünmeye ne yazık ki devam edecektim!" Teolojik plüralizm üzerine kurulu, inançlar arasındaki benzer yönleri öne çıkarıp farklılıkları ikinci plana iten toplu-ibadet tarzı girişimleri tasvip etmiyorum.
- Gördüğünüz eğitimin inancınız üzerinde etkisi oldu mu?

Örneğin konuşurken "Allah" ifadesi yerine "Tanrı" kelimesini kullanıyor olmanız etkilendiğinizin bir belirtisi mi? Şunu rahatlıkla ifade edebilirim: Ben bilinçli ve idealist bir anne ve baba tarafından eğitildim. İtikat anlamında bilinçli olduğumu düşünüyorum. Onların inanışları beni etkilemedi. Tam aksine inancım daha sağlam ve kuvvetli oldu. Tanrı ifadesini kullanmaya gelince; dua ederken Allah'ım derim, Tanrı'm demem. Sohbet sırasında "Tanrı" ifadesini kullanmam akademik ve objektif olmak kaygımdan kaynaklanıyor. Çünkü Hıristiyan inancına göre Allah'ın birliği farklıdır. Onlar "Tanrı" dediklerinde bizim dediğimiz "Allah'ı" anlamıyorlar ve algılamıyorlar. Tanrıyı jenerik bir terim olarak kullanıyorum.
- Kesintisiz 24 yıllık eğitiminiz var. Vatikan'daki eğitim size ne kazandırdı?

Gidiş amacım öğrenmekti. Sorularım vardı. Bu sorularıma daha fazla bilgi ve bilimle cevap bulacağıma inanıyorum. Sorularıma orada cevap bulacağım düşüncesiyle gittim. Sorularımın cevaplarını buldum. Kafamda yeni sorular oluştu. Değiştim, büyüdüm, olgunlaştım. Artık Türkiye ve dünyaya daha faklı bir gözle bakıyorum. Bulunduğum ortam, Katolik dünyanın kalbi olarak sadece eğitim değil, bir dünya minyatürü olarak çok zengin bir kültürel ortam sağladı. Örneğin, sınıfta yan yana oturduğunuz Vietnamlı bir rahiple ya da Hintli bir rahibeyle çok samimi dostluklar kurabildim. Lübnan'da, Kore'de, adını bile duymadığınız yerlerdeki insanlar neler yaşıyor, neler hissediyor, bunları öğrenebiliyorsunuz. Ama bence en önemlisi, akidesini (örneğin Hıristiyanlık'taki Teslis ve Tanrı anlayışı) bir Müslüman olarak paylaşmadığınız bir insanla çok derin manevi tecrübeler yaşayabiliyorsunuz. Aynı yurtta kaldığımız bir arkadaş Roma'da bir manastır hayatına katılmaya karar verdi. Burası ilhamını St. Augustinius'tan alan, ibadet ve tefekkür yönleri ön planda olan, mensuplarının sürekli manastır içinde yaşadığı bir yer. Yani benim savunduğum "halvet der encümen" anlayışına tamamen zıt bir tarz. Arkadaş manastıra katılma törenine beni de çağırmıştı. Tören esnasında, başrahibe arkadaşı kendi aralarına davet edip boynuna haçlı kolyeyi geçirdiğinde gözyaşlarımı tutamamıştım. Genç bir hanımın hayatının tümünü Tanrı'ya ibadete adama iştiyakı beni çok etkilemişti. Bir başka örnek: Gregoriana'da yemek yenen, ders çalışılıp sohbet edilen bir öğrenci salonu vardı. Okulda, namazlarımı burada kılardım. Bir gün namazımı tam bitirdiğimde arkamdan bir ses Arapça "Allah kabul etsin" dedi. Ben de alışkın olduğum şekilde Arapça "Hepimizinkini" diyerek karşılık verdim. Arkamı döndüğümde Arap bir rahip gülümseyerek bana bakıyordu.

Gerdekte yapılan ilk gece hataları?

Unknown     04:59    
İşte çok sık yapılan İlk gece hataları…
Evlendiniz, ilk gecenin ardından söylenmeyen gerçekler…

Anne olan kadınların üçte biri sevişmiyor.
Daha iyi bir orgazm için beslenme şarttır.

Partnerinizle ilk gece beraber olacaksınız ve hata yapmaktan korkuyorsunuz. Bilindiği üzere seks, ilişkiye yakınlık ve bağlılık getirir. Yani ilişkiniz için önemli bir dönüm noktasıdır. Seks sırasında yapılan hatalar çok sıkıntı vermediği sürece dile getirilmez fakat iki tarafında rahatsız oldukları anlar vardır…

Kadınların hataları…
Seksiliği abartmak!
Onu şaşırtmak ve baştan çıkarmak istediğinizi biliyoruz. Fakat hayallerinizdeki kadın imajı gerçeğe pek uymayabilir. Bu nedenle seksiliğinizi abartıp, kötü bir görüntü ortaya çıkmasının önüne geçin. Aksesuar kullanmanızda sorun yok fakat çok fazla aksesuar ve takı kullanmamaya özen gösterin.

Belli edin…
İlişki sırasında sevdiğiniz pozisyonlarda sessiz kalmayın. Arzularınızı ve hoşunuza giden şeyleri belirtin ki ilk gece ikiniz için de mutlu geçsin. Ayrıca yatakta bunu zorla yapıyormuş gibi hissiz de yatmayın. Bu işten zevk alıyorsanız bunu gösterin.

Ertesi gün utancı…
Artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadınsınız. İlişkiden sonra hele ki bunu hayatınızı birlikte geçirceğiniz adamla yaptıktan sonra utanılacak hiçbirşey yok. Sabah kalktığınızda karşınızdaki bir yabancıymış gibi davranmayın. Evet, tuhaf bir sabaha uyanıyorsunuz ama elinizden geldiğince utancınızı kendinize saklayın. Utanmak ve kaçmak yerine, ona sarılın ve öpün. Hatta, önceki gece ile ilgili şakalar bile yapabilirsiniz.

Erkeklerin hataları…
Erkek olduğunuzu unutmayın!
Kadınlara sorduğunuzda yatakta kimin kontrole sahip olmasını istersiniz deseler %99’u erkeklerin diyecektir. İlk gece onu cesaretlendirin ve yönlendirin. Çünkü kadınlar bu konuda daha utangaç oluyorlar. Onlara kabuklarından çıkmaları için yardımcı olun.

Önsevişmeye önem verin!
İlk kez birlikte olmadan önce kadınlar, korktukları için direk cinsel ilişki ile başlamak onların gözünü korkutabilir. Bunun için seks öncesinde tüm centilmenliğinizle onu sekse hazırlayın. Ön sevişme erkeklerin çok haz etmediği bir şey olsa da kadınları sekse hazırlamak için en etkili yöntemdir.

Ona kulak verin!
Kontrol sizde diye olayı abartmanızın da anlamı yok. Herşeyi biliyormuş edasıyla tüm ilişkiyi domine etmeyin. Onu iyi takip edin, hislerine ve isteklerine kulak verin. Çünkü hayatınızın bundan sonraki döneminde mutlu bir cinsel hayat için ilk gecenin çok önemli olduğunu ve mutlu son ile biterse iki tarafında isteksizliğinin oluşmamasını sağlarsınız. “İşini bitirdi arkasını döndü yattı” dedirtmemek ve partnerinizin seks konusunda sizinle her şeyi deneyebilmesi ve onu yüreklendirebilmek için kişisel arzularınızdan çok onu da dikkate alın.

İki tarafın hatası…
Fantaziler biraz bekleyebilir…
İlk gece demek kusursuz ve unutulmayacak bir gece geçirmek değildir. İlk gece birbirinizi tanımak, nelerden hoşlandığınızı bulmak kısaca bir labirentte yol bulmak gibidir. Dikkatli ve anlayışlı olunması gerekir. İlk gece için büyük beklenti ile  yatağa girmeyin. İki tarafta hayallerindeki sahnelerin gerçekleşmemesi ile hayal kırıklığına uğramamalıdır. Bu nedenle ilk gece için inanılmaz vu uçsuz bucaksız fanteziler hayal etmeyin. Sadece birbirinizi tanımak için geçireceğiniz bir deneme sürüşü gibi düşünün…

Yaşlı çiftin orman fantazisi az kalsın öldürüyordu.

Unknown     04:53    
Yaşlı çiftin orman fantazisi kötü bitti

ABD'nin Batı Norwood bölgesinde bulunan ormanda fantazi yapmak isteyen yaşlı çift, 19 yaşındaki gence yakalandı.

Her ikisi de evli olan 64 yaşındaki bir adamla 44 yaşındaki bir kadın internet üzerinden yayın yapan bir fetiş sitesi aracılığıyla tanıştı.

Tanıştıktan sonra ömrünün son döneminde değişik bir seks yapmak isteyen adam kadına, ormanda ilişkiye girmeyi teklif etti. Kadında kabul edince ikili önce bir seks-shop, deri maske, deri kırbaç, deri kemer ve deriden yapılma fantazi araçları satın aldı.

Ana yoldan ayrılıp bir tali yoldan ormana giren Wayne ve Deborah ikilisi önce hazırlık yaptıktan sonra ağaçların altında ilişkiye girdi.

Bu sırada spor yürüyüşüne çıkan 19 yaşındaki bir genç, ağaçların altından inilti sesleri duyunca oraya yöneldi. Bir ağacın altında çıplak bir adamı yüzüne geçirdiği deri maske ile kadının üzerinde gören genç, neye uğradığını şaşırdı.

Orta yaşlı kadının bir sapık tarafından tecavüze uğradığını düşünen genç, eline geçirdiği sopa ile adamın kafasına vurdu. Başına aldığı sopa derbesiyle adam bayıldı.

Kadının durumu anlatmasıyla birlikte adam hastanelik oldu ancak olay polise intikal ettiği için iki yaşlının çapkınlığından eşleri haberdar oldu.

Sütun bacaklı rahibeler.

Unknown     02:58    
Konuşan fotolarda ki algılar bazen yanıltıcı olabilir.

Küçük Ali Ağaoğlu'nun yaş günü partisi.

Unknown     01:57    
Ali Ağaoğlu, sevgilisi Petek Ertüre'den olan oğlu Ali Ege'nin 1. yaş gününü, Çırağan Palace Kempinski'de kutladı.

Ottoman Salonu'nunda 1. yaşını kutlayan Ali Ege'ye hediye yağdı. Küçük Ağaoğlu'nun 'kaleyi andıran' pastası da dikkat çekiciydi.

Ali Ağaoğlu,5. çocuğunun annesi Petek Ertüre Ali Ege'yi doğum hediyesi olarak 600 bin liralık pırlanta taşlı yüzük almıştı.


27 Mayıs 2014 Salı

Sarışın maganda trafikte tartıştığı yaşlı kadını ezdi.

Unknown     12:20    
ABD’de Jill Hansen adlı sörfçü, trafikte tartıştığı Elizabeth Conklin’i evine kadar takip etti.



Conklin otomobilden çıktığı an gaza basan Hansen, 73 yaşındaki kadına çarptı. Bununla yetinmeyen sarışın psikopat, kadının üzerinden geçmek isterken, çevredeki bir işçinin arka camını kırmasıyla panikleyip, başarılı olamadı. Ağır yaralanan Elizabeth Conklin hastanede yaşam savaşı veriyor, Jill Hansen ise cinayette teşebbüs suçundan tutuklanarak cezaevine kondu.

Helal genelev açacaklarmış!

Unknown     11:26    
‘Helal’ hayat kadını kriz yarattı

Dünya genelinde İslami konuları takip eden haber sitesi onislam.net Hollanda’da ‘Helal’ genelev açılacağını bildirdi. Ancak gelen tepkiler üzerine site haberi geri çekti. Ancak dünya basını haberi islami siteyi kaynak göstererek okuyucularına sundu.

Hollanda’nın Amsterdam kentinde, önümüzdeki aydan itibaren sadece “helal” Müslüman hayat kadınlarının çalışacağı bir genelev açılıyor. Üç imam da ‘Croissant Chaud’ (Sıcak Çörek) adı verilen genelevin açılabilmesi için onay verdi. Genelevin yönetici adayı Jonathan Swick, Croissant Chaud hakkında Belçika merkezli haber ajansı Nord Press’e açıklamalarda bulundu. Swick’in verdiği bilgilere göre genelevde geçerli olacak en sıkı kural, hayat kadınlarının uyuşturucu ve Alkol kullanımının yasak olması.

 Bu konuda herhangi bir ihmal olmaması için kadınlar her iki ayda bir kontrolden geçirilecek. Eğer kanlarında uyuşturucu ve alkole rastlanırsa, çalışma izinleri ellerinden alınacak. Sigara ve nargile ile ilgili bir yasak henüz bulunmuyor.

Ay sonunda açılacak

Swick, hayat kadınlarının günde 5 vakit namaz kılacaklarını söyledi. Çalışan kadının o sırada yanında müşterisi olsa bile, namaz kılmak için işine ara vermesi gerekecek. Helal genelevi konusunda kafalarda soru işareti yaratan durum, İslam kuralları gereğince evlilik dışı ilişki kurmak yasak olmasına rağmen, imamların bu geneleve nasıl izin verdiği. Bu ayın sonunda, bu maddelere başka çalışma koşulları da ekleneceği söylendi. Helal hayat kadınlarının ücreti, diğer iş arkadaşlarından yüzde 30 ila 50 arasında daha fazla olacak.

Hollanda nüfusunun yüzde 6’sı (yaklaşık 1 milyon) Müslüman. Nüfusa ek olarak her yıl on binlerce Müslüman turist ülkeyi ziyaret ediyor ve genelevlere ilgi gösteriyor.

Yayınlayan site olay oldu

Nord Press’in duyurduğu bu haber, sonrasında OnIslam.net sitesinde yayımlandı. Mısırlı bir grup gencin tüm ülkelere ve dinlere, Müslüman dünyasıyla ilgili doğru ve tarafsız bir haber sağlaması amacıyla kurulu bu sitede helal genelev haberinin yayımlanmasının ardından bütün haber siteleri OnIslam.net’i referans göstererek bu haberi yaydı.
Bunun üzerine site hemen genelev haberini sitesinden kaldırdı.

Ebru Gündeş kocasını 7 ye katladı.

Unknown     07:29    
Ebru Gündeş'e, 2013 yılında verdiği konserler ve jüri üyesi olduğu O Ses Türkiye gibi yarışmalardan elde ettiği gelirler için 898 bin 324 lira vergi tahakkuk etti.

RIZA'DAN 133 BİN LİRA

Rıza Sarraf ile Ebru Gündeş 2010 yılında evlenmişti. Ebru Gündeş'in ne kadar vergi ödeyeceği İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 2013 yılına ilişkin en çok vergi ödeyen sanatçı listesinde ortaya çıktı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, İstanbul genelinde önce gelir ve kira gelirlerinin içinde yer aldığı listeyi yayınlıyor.

 İstanbul ilindeki sanatçı, doktor, yeminli mali müşavir ve avukatlara ilişkin ilk 25'e girenlerin rekortmen listesi ise daha sonra internet sitesinde yer alıyor. Bu listeye göre Ebru Gündeş Sarraf ismiyle yer alan sanatçı, 898 bin 324 lira ile listede 13. oldu. Ebru Gündeş'in faaliyet alanı ise, "Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu vb.'lerin faaliyetleri" oldu.

Çorumda sel can aldı.

Unknown     07:16    
ÇORUM’un Osmancık İlçesi’nde 2 saatte 65 kilogram yağmurun düşmesi sonucu meydana gelen selde, tıkanan rögarı açmak isterken içine düşerek yaralanan 35 yaşındaki Serdar Aslan, hastanede öldü.

 Selde onlarca araç hasar gördü, yaklaşık 100 ev ve işyeri sular altında kaldı. Osmancık Belediye Başkanı Hamza Karataş, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Çorum’un Osmancık İlçesi’nde dün akşam yaklaşık 2 saat süren sağanak yağış, hayatı felç etti. Sel felaketi nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Yağışlı günlerde ortalama 24 saatte 48 kilogram yağmurun düştüğü bölgeye 2 saatte 65 kilogram yağmurun düşmesi sonucu zemin ve giriş katlarda bulunan 100 ev ve işyerini su bastı. Onlarca araç da sel sularından hasar gördü.

SELDEN FOTOĞRAFLAR

Osmancık İlçesi içinden geçen Tilim Çayı’nın aşırı yağmur nedeniyle taşması sonucu İstanbul-Samsun ve Samsun-İstanbul karayolu ulaşıma kapandı. Karayolu sel sularıyla adeta göle dönüşünce, araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Yol bir süreliğine trafiğe kapandı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu karayolu 1 saat sonra kontrollü olarak ulaşıma açıldı.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Çıplak turistler Erdoğanı izledi.

Unknown     07:01    
Başbakan Erdoğan, İstanbul'dan Ankara'ya gitmek için geldiği VIP Salonu'nun üstünde bulunan havalimanı otelindeki bir çift turistin meraklı gözlerle camdan bakmaları da dikkat çekti.

Otel odası penceresinde iki çıplak turist


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan, özel Ana uçağıyla saat 13.30’da Atatürk Havalimanı’ndan Ankara’ya uçtu.

 VIP Salonu önünde Erdoğan çiftini İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve diğer yetkililer uğurladı.

Bu arada Başbakan Erdoğan’ın VIP salonuna girişinin ardından, salonun üstündeki otel odasının penceresinden belden yukarısı çıplak bir turist ile yanındaki kadın, dışarıdaki kalabalık ve konvoya bakarken objektiflere takıldı.

Tayland prensesi çırılçıplak mangal partisi ile doğum günü kutluyor.

Unknown     06:58    

Prensesin çıplak görüntüleri şoke etti.

Görüntülere göre Tayland tahtının varisi Prens Maha ve eşi Prenses Srirasmi köpeklerinin doğum gününü oldukça tuhaf bir şekilde kutluyor.

Prensesin üzerinde sadece küçük bir iç çamaşırı var. Neredeyse çırılçıplak olan prenses oldukça rahat tavırlarıyla da daha da şaşırtıyor. Çünkü çift o sırada yalnız değil.Doğum günü için bir sürü davetlinin önünde Prenses çıplak…

Sıradışı doğum günü partisinde Prenses Srirasmi üstsüz haliyle köpeğe pasta yedirirken görüntüleniyor. İlginç partinin sonunda Prens ve Prenses köpekleriyle birlikte oldukça rahat bir şekilde yere uzanıp kameralara poz veriyor.

Presn Maha ile Prenses Srirasmi 2001 yılından bu yana evli ve 9 yaşında bir erkek çocukları var.

Rus kızları bize Türkçe öğretecek!

Unknown     05:37    
Rus arama motoru Yandex, Türkiye'ye özel yerel çalışmalarına yazım hatalarını da ekledi.

 Yandex, Türkiye'de arama sorgularında en sık tekrarlanan yazım hatalarını açıkladı. Yandex üzerinde yapılan milyonlarca sorgu arasında binlerce yazım hatası da yapılıyor.

Yandex, kullanıcıların en sık yaptıkları hataları özel bir sayfada toplayıp, okulların açıldığı bugün yayınladı. dilbilgisi.yandex.com.tr adresindeki özel sayfada, birçok kişi için artık alışkanlık haline gelmiş yazım hataları incelenebiliyor ve sosyal medya sitelerinde paylaşılabiliyor.

Özellikle Türkiyede yerleşik olarak bulunan binlerce rus kızı ise bu özellik sayesinde türkçelerini ilerletecek belkide bizden iyi türkçe konuşup bize öğretmeye kalkacaklar.

Güzellik kraliçesi kendi porno görüntüsünü seyredince şok oldu.

Unknown     05:28    

Yatak odasına gizlice webcam koymuşlar!

ABD’de hackerların yeni tuzak aracı bilgisayarlardaki webcamlar... Yüzlerce genç kadının mağdur olduğu korkunç olay Bayan Amerika seçilen Cassidy Wolf’un da başına geldi. Cassidy Wolf kendine ait çıplak görüntülerle karşılaşınca şoke oldu.

Genç Güzellik Kraliçesi bilgisayarına gelen bir maili açtığında hayatının şokunu yaşadı. Çünkü mailde kendisine ait seks görüntüleri vardı. Üstelik görüntüler kendi yatak odasında çekilmişti.

FBI ile polisin ortak çalışması sonucu genç kızı ared James Abrahams isimli hackerın tam bir yıl boyunca yatak odasından görüntülediği ortaya çıktı. Daha da şaşırtıcı olan Cassidy Wolf’u bir yıl boyunca görüntüleyen kişinin genç kızın okul arkadaşı olması.

Genç kızın bilgisayarını hackleyen James Abrahams, Cassidy Wolf’a ait bir sürü çıplak fotoğrafla birlikte 5 dakikalık bir seks videosunu da ele geçirdi.

ABD’de yaklaşık 100- 150 kadının bilgisayarına sızarak webcamlerinden onları izleyen Jared James Abrahams 18 ay hapisle cezalandırıldı. Ülke genelinde düzenlenen operasyonlarda ise aynı suçtan sadece bu yıl 90 kişi tutuklandı.

Kurban durumundaki 19 yaşındaki Güzellik Kraliçesi Cassidy Wolf ise şimdi düzenlediği konferanslarla geç kızların aynı şeyi yaşamamaları için kendi deneyimini onlara anlatıyor ve gerekli önlemler için uyarıyor.

Dans yarışmasında sürpriz evlenme teklifi.

Unknown     05:21    
Muğla'nın Bodrum İlçesi’nde, bu yıl 15’incisi düzenlenen uluslararası dans yarışması, sürpriz evlenme teklifine sahne oldu. Yarışmaya İzmir’den katılan 28 yaşındaki Zeynep Doğan, danstaki partneri 34 yaşındaki Hasan Arda Keleş’in evlenme teklifine önce şaşırdı, ardından alkışlar arasında "evet" diyerek, kabul etti.

15’inci Uluslararası Bodrum Dans Yarışması, liginç görüntülere sahne oldu. Binnaz Karakaya spor Salonu’ndaki 700 yarışmacının müracaat ettiği yarışmanın seremonisinde, Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) Başkanı Tolga Han Çinkitaş bir konuşma yaptı. Çingitaş, konuşmasının sonunda 303 numaralı yarışmacı çifti yanına çağırdı.

 Neden çağrıldıklarını anlamayan Zeynep Doğan’ın şaşkınlığı, sürpriz evlenme teklifi yapacak olan Hasan Arda Keleş’in de heyecanı yüzüne yansıdı. Doğan’a izleyenler arasından açılan ’Seni seviyorum Zeynep, benimle evlenir misin?’ yazılı pankartı gösteren Keleş, diz çöküp, yanında getirdiği yüzüğü çıkarıp teklifini sözlü olarak ifade etti. Doğan iyice şaşırırken salondakilerin ’evet, evet’ diye tempo tutması üzerine Çinkitaş "Baskı yok" dedi. Daha sonra gelen "evet" cevabı ile salonda alkışlar yankılandı. Spor amacıyla dans ettikleri öğrenilen çiftin geçen ocak ayında İzmir’de bir dans

kulübünde tanışıp arkadaş oldukları öğrenildi. İlerleyen süreçte aralarında duygusal bir bağ oluşan yarışmacı çift, dans etkinliklerine de birlikte katıldıklarını söyledi. Matematik öğretmeni Hasan Arda Keleş "Dansa spor olarak başladım. Zeynep’te aynı şekilde başlamış. Çok heyecanlıyım. Dans etmeyi çok seviyorum. Hayatımızın bir parçası oldu. Dans ederken geleceğimize yatırım yaptığımızı daha sonradan fark ettik. Bir aydır sürpriz evlenme teklifinde bulunmayı düşünüyordum" dedi.

Anaokulu öğretmeni olan Zeynep Doğan ise sürpriz evlenme teklifiyle ilgili "Bana hiç fark ettirmedi. Halen şoktayım. Federasyon başkanımız bizi çağırdığında içimden ’Neden bizi çağırsın ki’ dedim. Evlenme teklifi sürpriz oldu" diye konuştu

İki bin liraya çalıştırılacak garson bulunamıyor.

Unknown     05:04    
Tatlıdil, restoran ve lokantalarda usta ızgaracı, garson, aşçı, komi, şef gibi ana unsurlar bulunduğunu söyledi. Daha önce eleman alım ilanı verdiklerinde yüzlerce telefon geldiğini ifade eden Tatlıdil, "Onlarca görüşme yapardık.

 Şimdi en son gazeteye ilan verdim bir hafta, 10 gün önce. Telefon çalmadı, arayan yok. Dedim ki herhalde göze gelmedi. İlanın boyunu büyüttüm, 3 gazeteye birden ilan verdim. Onun neticesinde yaklaşık 10 kişi telefonla aradı ve 5 kişi görüşmeye geldi. Sektörün en büyük sorunu, çalıştıracak garson bulunamaması" diye konuştu. Tatlıdil, sıkıntının son yıllarda gıda sektöründeki hızlı büyümeden kaynaklandığına inandığını dile getirerek, şunları kaydetti:


"Sektörde yeni kurulan firmaların mevcut eleman pastasından pay aldığını düşünüyorum. Çünkü bunun eleman yetiştiren bir okulu falan yok. Siz kadro kuracaksanız, komşunuzun, yandaki dükkanın elemanını alıyorsunuz. Şu an sektörde eleman sıkıntısı var. Derneğimizin 210 resmi üyesi var. Bu 210 firmanın yüzlerce şubesi ve binlerce elemanı var. Bu şubelerin tamamının elemana ihtiyacı var. Sadece TÜRES bugün belki binlerce istihdamı karşılayacak pozisyonda."

"Mevcut otelcilik okulu mezunları yeterli değil"

Tatlıdil, mevcut otelcilik okulu mezunlarının talebi karşılamada yeterli olmadığına işaret ederek, "Zaten otelcilik okuyan adı üstünde otelcilik üzerine yoğunlaşıyor. Biz bu konuda özel bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" dedi.

Kurumlar ve TÜRES vasıtasıyla eleman yetiştirmeye yönelik kurslar düzenlediklerini anlatan Tatlıdil, şöyle devam etti: "İstanbul Ticaret Odası kanalından bireysel dersler vererek, garson yetiştirmeye çalışıyoruz. Ama bu da çok verimli olmuyor. İŞKUR var, buradan işsizlik primi alan bir kesim var. Bizim işçi bulamamamızın nedenlerinden biri acaba işsizlik primi almaları olabilir mi diye de düşünüyorum. Yani 1000-1500 liralık maaşın yerine 500-600 lirayı mı tercih ediyorlar diye de düşünüyorum."

Tatlıdil, bugün bir garsonunun bahşişle aldığı maaşın asgari 2 bin lira olduğunu aktararak, "Bu, yerin konumuna ve özelliğine göre 2 ile 5 bin lira arasında değişiyor. Neden işçi gelmiyor, bunun irdelenmesi lazım" ifadesini kullandı.

Çözümü "vasıfsız elaman" ilanında buldular

Tatlıdil, artık işletmelerin "vasıfsız eleman" ilanı vererek personel alıp yetiştirdiğini söyledi. Firmaların, kurslardan ve resmi makamlara yapılan başvurulardan sonuç alamamaları nedeniyle bu yola başvurduğunu anlatan Tatlıdil, sektörün çok hızlı büyümesinin ve eleman ihtiyacının mevcut pastadan karşılanmasının eleman sıkıntısı oluşturduğunu dile getirdi. Tatlıdil, sorunun devam etmesi durumunda yurt dışından yabancı işçi transferi yoluna gidebileceklerini belirterek, "Tersine bir işçi göçü belki sağlanacak. Orta Doğu'dan, yakın ülkelerden transferler yapılabilir. İlgili bakanlığın ve İŞKUR'un bu konuya hassasiyetle eğilmesi lazım. Artık işletmeler bu problemi kendileri çözme gayretine giriyor" diye konuştu.

TÜRES Başkanı Tatlıdil, sektöre iş başvurusunda bulunanların aynı gün işe başlayabildiğini dile getirerek, başvuru sahibinin yapısı ve fiziği uygun ise vasıfsız elemanların da yetiştirilmek üzere sektörde istihdam edilebileceğini sözlerine ekledi.

Pencerede seks yaparken yakalandılar.

Unknown     04:05    

En ateşli anda evin beyi eve gelip zile basınca kaçak aşıklar neye uğradığını şaşırdı.Daltaban halde pencereden kaçmaya çalışırken kameralara yakalandılar.

İngilterede meydana gelen olayda sokaktan geçenlere aldırmadan pencere önünde seks yapan çift kadının kocasının gelmesi ile dondu kaldı.Olayın sonucunda çapkın aşık çırılçıplak yangın merdiveninden kaçarak gözden kayboldu.

Evde kalan kadının ise kocasına nasıl bir açıklama yaptığı anlaşılamadı.


About us

Common

Category

FAQ's

Category

FAQ's

© 2011-2014 Foto Haberler | Distributed By My Blogger Themes | Designed By Bloggertheme9